“İnsanlar birbirlerini hiçbir zaman tam olarak anlayamazlar. Herkesin kendisine ait bir düşünce ve filtreleme sistemi vardır. Düşüncelerimizi karşımızdakine anlattığımızda o kişi tüm bu parçaları alarak kendi zihninde tekrardan birleştirir. Bu işlem, kontrolümüz dışındadır.
İnsanların senin hakkındaki düşüncelerini kontrol etmeye çalışırsan mutsuz olursun.
İnsanların düşüncelerini kontrol etmeye çalışırsan mutsuz olursun.
İnsanları kontrol etmeye çalışırsan mutsuz olursun.
Her şeyi kontrol etmeye çalışırsan mutsuz olursun.”
“O zaman ne yapmalı? Asayı bırakıp sürüye mi karışmalı?”
“İlkel arzularından tamamen arın. Egonu bulabildiğin en kötü kokan çöplüğe göm. Güç ve tatmin arayışını gözden geçir. İmaj takıntını imha et. Kendini kaybet. Yeniden bul.
Kendine sor, kendin cevapla. Çünkü emin ol kimse sorduğun soruları senin kadar önemsemeyecek.
Dışarıda yürürken gördüğün diğer herkes kadar değersiz olduğunu kendine itiraf et.
Birini üzdüğünde ondan özür dile. Bir suç işlediğinde muhatabından özür dile. Birini öldürdüğünde ona yalvar, ruhundan af dile. Birinin duygularını yok ettiğinde onun dizlerine kapan. Eylemlerin için ondan özür dile. Fakat bununla yetinme. Kendinden de özür dile. Çünkü sen kendine de haksızlık ettin.
Gökkubbeden özür dile. Çünkü sen, yıllardır onun altında ölüp yaşamış sayısız ölümlü organizmadan biri olduğunu unuttun. Ve ona haksızlık ettin.
Topraktan özür dile. Çünkü sen, her şey karardığında ona katılacağını unuttun. Ve ona haksızlık ettin. Mezarını ziyaret edecek sevdiklerine, mezarında yetişecek çiçeklere ve yabani otlara, günahlarını yıkayacak suya haksızlık ettin.
Hırs ve korku içinde yaşayıp ölüp gittiğimiz hayatımızda hatırlanmayı amaçlıyoruz. Ama bunu yaparken unutulma ihtimalimizi hiç düşünmüyoruz. Hafife alıyoruz. Can acıtıyoruz. Hissizleşiyoruz. Görünmez olduğumuz ihtimalini hiç ama hiç düşünmüyoruz. Ölümlü olduğumuzu unutuyoruz. Bu yüzden ölümlülüğünden özür dile.”
“İnsan, çiğneyip aşmam gereken bir duvarmış meğer. O duvarı aşmalı, turkuaz denizlerine siyah mürekkepler dökmeli, yaşam ağacını kökten yakmalı ki, kendim dediğim şeye bir kez olsun saygı göstereyim. Kendime hiç olmadığım kadar yakın olayım. Şimdi anlıyorum.”
“İnsanlar birbirlerini hiçbir zaman tam olarak anlayamazlar. Sadece, anlamaya çalışabilirler.
Kimi zaman yalnız bu bile yeterlidir.”
yaman ege