Kameramanın sigarasından çıkan duman beyaz floresanların önüne geçip ışığı kırıyor. Ortamda sigara içmeyen tek güruh, arada ekrana gösterilen ve her şeyi oyuncak hikayesi filmindeki eli çanlı maymun gibi alkışlayan izleyiciler. Bir de yüzünde götünden daha çok gerginlik olan emekli pop star sunucu. Tabi programdan önce kaç gram ot tüttürdüğünü tahmin etmek imkânsız veya bu programa […]
Yazar: Yaman Ege
hafızanın anatomisi
“Tamamen kaybolmasına ne kadar kaldı?” “Sonuçlara bakarsak en iyi ihtimalle 2 ay.” Freyja soruya cevap verirken kafasını sallıyordu sakince, gözlerini sisli pencereden çekmeden büyük bir kabullenmişlikle. Ne de olsa geç yaşta ölmek için erken yaşta kabullenmek gerekliydi. Donuk, ifadesiz bakışlarla bakıyordu muhatabına. Karşı tarafın herhangi bir karşılık vermesini beklemeden dosya çantasıyla el çantasını alıp ayağa […]
cihangir’de bir kedi sevdim
Cihangir’de bir kedi sevdim. Simsiyah tüyleri vardı. Siyah kumaş pantolonuma sürtünüp durdu. Pek konuşkandı. Çirkin bir sesi vardı ama en azından konuşuyordu. Zeytin rengi kocaman gözleri vardı. Şaşıydı. En azından konuşurken gözlerime bakıyordu. Altın rengi bir tasması vardı boynunda. Eğilip tasmadaki minik madalyonu ters çevirdim. Marsık imiş adı. Cihangir kedisi tabii, diye geçirdim içimden. Argo […]
sorular & cevaplar
Sanrılar kalemimden bir yaşam oluşturabilir mi?Aynamın yansıması bir tanıdıktan fazlası mıdır?Boynuma süzülen bu damlalar bir yastığı filizlendirebilir mi?Beni vareden benden fazlası mıdır?Dudaklarım histerik bir düzine kahkahadan fazlasına çerçeve olabilir mi?Sorularım cevaplandıkça daha fazla soru mu sormam gerekir?Bir yarım bütün varlığıma saldırırken hangi suskunluk kilitler kelimelerimi?Göz çukurlarımdan geriye uzatsam o anahtarı, geceler uzaklaştırır mı sorularımı benden?Yoksa […]
itiraflarım
Ölüm adeta bir umut misali dolanıyor etrafta. Yokluğum meydan okuyor varlığıma. Birbirine karışıyor sesler, zihnimin koridorlarında feryatlar yankılanıyor, fikirlerim kendi yansımalarını bulmak için için savaşa giriyor gerçeklerle… Değişmek için öldürüyor karşısına çıkan engelleri, beni ben yapan engelleri. Yolun sonuna geldiğinde gördüğü gerçeklerin birer ayna olmasından korkuyor delice. Ben kendi gerçekliğimin delisiyim ya da başkalarının gerçeklerinde […]
Elimde biram, biriciğime bakıyorum. Buradaki en güzel kadın o. Kafasındaki beyaz tacı, dizinde biten beyaz elbisesi, bembeyaz teni ve doğal sarı saçlarıyla bir tanrıçaya benziyor. Acaba beni kimle aldatıyor? Bu dostunun düğünündeki hangi kodaman herifle beni boynuzluyor? Arabada tek kelime konuşmadık. Bana bakmadı bile, sadece dışarıyı izledi. Düğün biraz ıssız bir kırda. Bu yüzden giden […]
hayalperest
sonsuzluk içinde göklerden sarkan sayal yumağına tutunmuş adam. soldurmuş renklerini gerçeklik fırtınası anlamıyor cılız bir bedendir geriye kalan. nasıl da densizce gece boyunca düşlüyor. yaşamın anlamını bulacağını sanıyor. anlamsızlık denizinden balık tutuyor hep boş ağlar çektiğini görmüyor adam. nefesine doluyor özgürlük kokusu. göklerde sürüklüyor umut pususu. aydınlık sığınacak ölüm kuytusu. yalnızlıkla konuşuyor, durmuyor adam. gerçekliğe […]
Görülen ve bilinen, zorunluluğu insanlarca güdülmüş, sağlam dayanaklara temeli atılmış kargaşa ve buna zıt konumlu bitap dekorlar. Kaskatı kesilen buruk umutlara bağlanmış destansı mit esintileri. Kısaca benliği sarmış tecrübe emsali insan, geçmiş saygısı ne olursa olsun tedbirleri görmezden gelmeksizin çıkar ve düşmanlığın kadrajına inanmak istemekten acizdir. Bu bekleyişin saygınlığı, bilinçsizce yapılan törendendir. Safderun çehre bunu […]
melek yüzlü hayalperest
Masmavi gözleri, soluk sarı teni, kumral uzun kirpikleri vardı. Ufak bir burun, hemen altında da parlak dudaklar… Kılsız suratında tek bir ifade bile yoktu. Donuk bakışları, yılların getirdiği belli belirsiz melankolik bir kokuyu yaymaktaydı. Onunla aynı havayı soluyacak herkes bu kokuyu alabiliyordu. Taze biçilmiş çimen, mandalina ağacı, mor salkım dalları, kahve çekirdeği… İşte böyle bir […]
Ağzıma dolan deniz suyunun boğazımda kuruduğunu hissediyorum… su buharlaştıkça boğazımdan mideme kadar tüm organlarım tuzla doluyor… tuzun tadını alıyorum… dilimdeki yanmanın sebebi bu… dudaklarımın çatlaklarına dolarak tahrik edici bir tat uyandırıyor… Yüzümdeki karıncalanma hissinin getirdiği bir rahatlama var… evet sadece yüzüm karıncalanıyor… temas ettiği bir şey yüzümün derisini aşındırırken… inanabiliyor musun… yaşadığımı hissediyorum… evet yüzümün […]
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.